Eğitimde sorular ve sorunlar bitmek bilmiyor!

Eğitimde  sorular ve sorunlar bitmek bilmiyor!

Alaaddin DİNÇER

AKP’nin 13 yıldır uyguladığı sığ politikalar nedeniyle eğitim sistemi daha da içinden çıkılmaz, içine sokulduğu gri sis bulutundan önünü ve geleceğini göremez hale getirildi. Uygulanan dayatmacı politikaların bir sonucu olarak eğitim diplerde seyrediyor.Yerlerde sürünüyor. Bir başarısızlık hikâyesi ile karşı karşıya olduğumuz kesin. Bu gerçekle yüzleşmeden yol yürümek olanaklı değil. Ortaya çıkan karanlık tablonun sorumlusu olarak sadece eğitim politikalarına yön veren bürokratları ve uzmanları görmek yeterli değildir. Önce bataklığa dönüştürülüp ardından çoraklaştırılan eğitim sisteminin asıl sorumlu ve suçlusu siyasi iradeyi elinde bulunduran ve karar mekanizmasının merkezinde yer alan yasama ve yürütme organıdır.

Yukarıda yapılan değerlendirmenin en belirgin göstergesi sınavlarda yaşanan belirsizlik ve bu belirsizliğe bağlı oluşan kaotik ortamdır. Sınavlarla ilgili toplumda oluşan genel kanaati üç sözcükle ifade etmek mümkündür: Yetersizlik, tutarsızlık ve güvensizlik. Son günlerde yaşanan diğer önemli tartışma konusu ise kapatılan dershanelerin yerine kurulan devlet destekli özel temel liselerdir. Temel liseler şu sıralar kamu liselerinin ara sınıflarında bulunan başarılı öğrenciler ile 8. sınıfı bitirip TEOG sonuçlarına göre ilk sıralarda yer alan öğrencileri bünyesine katmak için promosyonlu kampanyalarını yoğunlaştırmış olduklarına tanık olmaktayız. Özel okullara verilen maddi ve manevi teşvikler ile bu okullara kayıt yaptıranların kamu okullarına kayıt yaptıramayacak olması özel okullara olan talebi arttırmış durumdalar.

2015 Yılında bugüne kadar yapılan TEOG, YGS ve LYS’de ortaya çıkan sonuçlar, bu sonuçlardan elde edilen bulgular eğitim sisteminin içinde bulunduğu sorunlar ve bu sorunların çözülmemesine bağlı oluşan eşitsizlikleri bir kez daha görmemizi sağladı. Elemeye, seçmeye ve sıralamaya dayalı sınavların yarattığı eğitim iklimi varlıklı (zenginler) olanlara avantajlar sağlamaya devam etmektedir. AKP’nin eğitim aklı ise özel okulculuğu, uzaktan öğretimi ve din eğitimini önceliyor. Akıl böyle olunca her türlü yatırım da öncelik din eğitimi veren okullar ile özel okullara verilmektedir.

Son yıllarda eğitim yatırımlarında öncelik verilen alanlardaki (Özel okullar, açık öğretim ve imam hatip okulları) oransal büyüme ve genişleme bu tablonun en somut göstergesi. Bu aklın yarattığı eğitim iklimi ve okul ortamları var olan sorunlara yeni sorunlar, eşitsizliklere yeni eşitsizlikler eklenmesine neden olmaktadır. Yaşanan onca sorun ve başarısızlığa rağmen “sorunlar çözüldü, işler yolunda gidiyor, eleştiriler kötüleme, hazımsızlık kampanyası, kara propaganda” hamaseti ile toplum oyalanmaya, süreç geçiştirilmeye çalışılıyor.

Son 3 ay içerisinde yönetmeliklerde onlarca düzeltme ve düzenleme yapıldı. Yapılan her düzenleme kamuoyuna bir önceki düzenlemede ortaya çıkan “yanlışı düzeltme” olarak ifade edildi. Hazırlanan düzenleyici mevzuat o kadar üstünkörü ve gelişigüzel hazırlanmakta ki bir müddet sonra değiştirilmek zorunda kalınmaktadır. Yapılan her düzeltme ve değişiklik sonunda muhatapların yeni mağduriyetler, sistemin ve kurumların yeni sorunlar yaşamasına neden oldu. Yapılan yanlışları düzeltmeye yönelik yargının verdiği kararları uygulamamak ise sınırları zorlayan bir hal aldı. Okul yöneticilerinin belirlenmesinde izlenen yöntemin durdurulması ile ilgili Danıştay’ın verdiği kararın uygulanmaması bardağı taşıran son damla oldu.

TEOG tercihleri 14 Temmuz’da sona erecek. Özel okullara kayıt yaptıran öğrenciler kamu okullarına tercihte bulunamayacak. Başlangıçta adil gibi görünen bu uygulamanın zaman içerisinde nakiller ve yatay geçişlere olanak tanınarak yandaşların korunmasına ve kayırmalara yol açma potansiyeli taşıdığını söyleyebilirim. Eşitsizliklere dayalı mevcut eğitim sisteminin öğrencilerin 25 okul tercihinin sonrasında yapılacak merkezi yerleştirmelerin yeni mağduriyetler yaratması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Geçmiş yıllarda yaşanan mağduriyetler, çocukların istemediği alanlara ve okullara zorla yerleştirilmesi okuldan ve eğitimden uzaklaşmaya neden oldu. Önümüzdeki dönemde bu tür haksızlıkların olmaması için azami özen, dikkat ve gayret gösterilmelidir.

Sonuç yerine, 13 yıllık AKP iktidarının eğitim alanında uygulamalarına bakıldığında yapılanların yapısal ve kalıtsal hale gelmiş temel sorunları çözmeye yetmediği bir gerçek. AKP’nin yaktığı, eğitim sisteminin “ampulü” maalesef kendi camiasının dışında hiçbir kesime ışık vermiyor. Ampulün eğitim alanında karardığını söylemek olanaklı.

Sorunlar; derslik ve okullara makyaj yapmakla, öğretmen atamakla, yandaşlarını idari kadrolara taşımakla, din eğitimini yaygınlaştırmakla, bilgisayar ve kitap dağıtmakla çözülmüyor. Sorunların çözümü, eğitim sistemini “tepeden tırnağa” kadar demokratikleştirmekten, içeriğini Türkiye halklarının çok dilli, kimlikli ve çok inançlı yapısına uygun olacak şekilde nitelikli bilim hizmetine dönüştürmekten geçmektedir.



↳Son Güncelleme: 16 Temmuz 2015 09:34

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür