Emine Akçay ve ‘yoksulluğun kadınlaşması’

Emine Akçay ve ‘yoksulluğun kadınlaşması’

26 yaşındaki Emine Akçay, 14 Mart 2012’de Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan evinde yaşamına son verdi. İkinci çocuğunun doğumundan önce tarım işçisi olarak çalışan Emine’yi intihara sürükleyen sebeplerin başında yoksulluk yer alıyordu

Hafıza Kaydı’nın araştırmasına göre Emine Akçay’a böbrek hastası olan babasının ölümünden sonra kendisine bir miras kalıyor. Ancak kendisinin bu mirasa erişemediği, işinden ayrılmış, iki çocuğu olan ve yeni doğum yapmış Emine’nin kendine ait olan mirası eşi kullanıyor.  

Bir mezar taşı dahi yok

İntihara sürüklenen Emine aynı zamanda bir Yörük. Yapılan araştırmalara göre Yörükler bulundukları kentlerde en yoksul kesim. Yaşadığı mahalle de Adana’nın yoksul mahallelerinden biri. Emine’nin ölümünden sonra çocukları önce babaanne sahipleniyor, şimdi ise babayla kalıyorlar ve halaları da bakımlarıyla ilgileniyor. Emine’nin ölümünün üzerinden tam 4 yıl geçti ve başucunda onu tanıtacak tahtadan bir mezar taşı dahi yok.

2 milyar kadın açlık sınırının altında

Hafıza Kaydı’nın araştırmalarına göre dünya nüfusunun yüzde 42’si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yoksulluk sınırı altında yaşayan yaklaşık 3 milyar insanın yüzde 70’i kadın. Dünya üzerinde 2,1 milyar kadın, açlık sınırının altında yaşıyor. 78 milyonluk Türkiye’de ise 17 milyon kişi yoksulluk sınırının altında.

 Yine Hafıza Kaydı’nın araştırmalarına göre yoksulluk her ne kadar kadın erkek ayırmayan “çadır” bir kavram olarak görünse de, istatistiklere bakıldığında yoksulluğun kadınlar için daha yıkıcı olduğu görülebiliyor. TÜİK 2014 verilerine göre; Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların, iş gücüne katılım oranı ya da istihdam oranı erkeklerin iş gücüne katılım ya da istihdam oranlarının yaklaşık yarısına tekabül ediyor.

Yoksulluğun öznesi kadın olmuştur

Bu tablo yoksulluk üzerine yapılan diğer çalışmalarla birlikte düşünüldüğünde özellikle taşrada, kırsal bölgelerde, gecekondu mahallelerinde yaşayan kadınlar Türkiye toplumunun yoksulluktan payını en fazla alan katmanını oluşturuyor. Adaman ve Keyder’in 2006 yılında kent yoksulluğu ile ilgili yaptığı araştırmaya göre yoksulluk; şiddet, göç, yerinden edilme, etnik kimlikler ile iç içe geçtiğinde kadınların toplumsal ve mekansal olarak nasıl dışlandıklarını anlayabileceğimiz en temel çerçeveyi sunuyor. Van Kadın Derneği (VAKAD), 2015 yılında Wan’da 25 kadının intihara sürüklenişini de incelediği 2015 Çalışma Raporu’nda, bu konuyu şöyle özetliyor: “Kadın olmak, yoksul olmak anlamına gelmiştir. Yoksulluğun öznesi kadın olmuştur.” Uluslararası literatüre baktığımızda da ‘yoksulluğun kadınlaşması’ (feminization of poverty) konusunun tartışılması 1978 senesine kadar gidiyor.

YARIN: Emine’den Ünzile’ye, Muharrem’den Ayaz’a devletin yoksul bıraktıkları

Kadın intiharları ve yoksulluk

Sibel Yükler /JINHA



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür