Emine’den Ünzile’ye, devletin yoksul bıraktıkları

Emine’den Ünzile’ye, devletin yoksul bıraktıkları

Sibel Yükler / Jinha - Emine Akçay’ın intihara sürüklenişindeki hikâye yoksulluktan azade değildi, ancak yoksulluk tek başına bir etmen de değildi.

Hafıza Kaydı’nın Emine Akçay’ın yaşamına son vermesinden yola çıkarak hazırladığı bağlantılı olaylar metninde yoksulluk; görece geniş bir çerçevede tanımlanmış haliyle, “ekonomik bir kategori olmanın yanı sıra, kişilerin içinde yaşadığı, anlamlandırdığı, başa çıkmak için çeşitli yöntemler geliştirdiği, toplumsal bir ‘durum” olarak tanımlanıyor. “Böylesi geniş bir yoksulluk çerçevesinin içerisinde birbirine bağlanan ve birbirini hatırlatan pek çok olayı anmak mümkün” diyor Hafıza Kaydı. Hafıza Kaydı’na göre göç, yerinden edilme, kentsel dönüşüm, etnik ayrımcılık gibi nedenlerle toplumsal ve mekânsal dışlanmaya uğrayan insanların hikâyeleri gibi; hâlâ yoksullukla baş etme yöntemi geliştirebilen ve seslerini kısmen de olsa duyurabilen insanların hikâyeleri de bu çerçevenin içinde yerlerini alıyorlar.

Bağlantılı olaylar kapsamında; hikâyeleri Emine’nin hikâyesiyle benzeşen, yoksulluktan; aslında devletin sosyal yetersizliği ve adaletsizliğinden ölüme sürüklenen kadınlar Yüksel Demir, Nazime Salan, Necla Nazlıcan, İclal Tosun, Elif Arman, Asya Akbulut, Zeynep Armaner, Makbule Hazan ve daha niceleri var. Hikâyesi derlenenlerden bazıları:

Ünzile 8 derecede çadırda öldü

* 48 yaşındaki Ünzile Türkmen, 2 Ocak 2016 sabahında Çanakkale’nin Ezine ilçesinde yaşadığı çadırda ölü bulundu. Ünzile Türkmen’in kaldığı çadır, bölgedeki kalacak yeri olmayan Roman vatandaşlarının barındıkları branda ve naylon kaplı çadırlardan biriydi. Ünzile’nin 8 dereceye varan soğuk hava koşulları nedeniyle öldüğü tahmin ediliyor.

Emine’den Maviş’e geçen ‘yoksulluk’

* Henüz nüfusa dahi kayıt ettirilmemiş 40 günlük Ayaz bebek, 24 Aralık 2013 gecesi, Konya’nın Ereğili ilçesinde camlarından bazıları naylonla kaplı olan kerpiç bir evde zatürreden öldü. Ayaz bebeğin annesi Maviş Eşme, yazın tarım işçiliği yaparak geçimini sağlıyordu ve yazları çalıştığı tarlalarda çadırda kalıyordu. Eşi askerde olan ve tarlada çalışamayınca kağıt ve hurda toplayıcılığı yaparak geçimini sağlayan Maviş Eşme, Ayaz’ın doğumuyla birlikte bu işi de artık yapamıyordu.

Yoksulluk ve erkek şiddeti

* 25 yaşındaki Yüksel Demir, 28 Mart 2011’de Amed’in Bağlar ilçesindeki evinde bulunan av tüfeği ile kendini vurdu. 4 tane çocuğu olan Demir’in 30 yaşındaki eşi Mehmet Demir işsizdi. Kadın örgütlerinin araştırmasına göre medyaya çoğunlukla “annenin yoksulluk intiharı” olarak yansıyan olayın perde arkasında yoksullukla beraber erkek şiddetinin de yer aldığı belirtildi. Araştırma sonucunda, Mehmet Demir’in ilk eşi Sevinç Öztürk’ün de kendini asarak intihar ettiği ortaya çıktı.

YARIN: Batman, Van, Sur örneğinde kadın intiharları ve sosyal politikalar



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür