Muhsin Kızılkaya ‘ihbar ediyor’

Muhsin Kızılkaya ‘ihbar ediyor’

Muhsin Kızılkaya, Besê Hozat’ın kendisi de dahil, bazı işbirlikçi Kürtlere yönelik eleştirisine ve saptamalarına çok “bozulmuş”. Daha doğrusu “bozulmuş” gibi yapmış.

Niye “bozulacak ki?” Besê Hozat bakın ne demiş:

“Devlet heyetinin Önder Apo ile görüştüğü tamamen bir yalan ve özel savaş propagandasıdır. Bu propagandayı yapmak için bazı hain tipler özel savaş merkezlerinde görevlendirilmişlerdir. Bu hain, ajan tiplerin başında Galip Ensarioğlu, Muhsin Kızılkaya, Orhan Miroğlu ve Mehmet Metiner gelmektedir. Düşürülmüş, halk düşmanı bu tiplerin hepsi MİT elemanıdır. Kürt halkının kanı ve büyük bedellerle yarattığı değerleri faşist rejime peşkeş çekerek kendilerini yaşatmaya çalışıyorlar. Bu rezil yaşamlarını garantiye almak için de fiziki ve kültürel soykırım politikalarının militanlığını yapıyorlar.”

Konuşan bir “monşer”, “diplomat”, “salon hanımefendisi” değil.  KCK yürütmesinin Eşbaşkanı. Buna rağmen “vatan hainlerini kurşuna dizeceğiz” filan dememiş. İyi ki de dememiş. Sadece suçlamış. Siz Besê Hozat’ı suçlamıyor musunuz? Men dakka dukka...

Ancaaaaak!...

Muhsin Kızılkaya “MİT elemanısın” lafına itiraz etmiş mi? Hayır. Yazısında tek satırla böyle bir itiraz yok. “adı geçen üç kişi milletvekili, ben de eski milletvikiliyim” demiş sadece... Eeee. MİT üyeliği ne oldu? Uçtu!

Ama Kızılkaya’nın asıl amacı başka. Onun amacı, kendisine “MİT elemanısın” diyene yanıt vermek değil. Vermiyor zaten. Ama şunu yapıyor. Özgür Gündem Gazetesi’yle dayanışma amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapanları , özellikle Can Dündar’ın adını vererek, Savcılara ihbar ediyor, “suç duyurusunda” bulunuyor. Bunu da medya yoluyla yapıyor. Okuyun:

“Emin olun, bu “nöbetçilerin” hiçbiri bu röportajı getirmiş olan “örgüt militanına”, ‘Götür kardeşim bu lafları, burası dağ başı değil, yasalar var, hukuk var, üçü şu anda milletvekili, biri eski milletvekili şu anda gazeteci olan bu şahıslara karşı silahlı bir örgütün yöneticilerinden birinin söylediği bu sözleri yayınlarsak, hem onları hedef göstermiş oluruz, hem de bir terör örgütünün propagandasını yapmış oluruz, bu yardım ve yataklık suçuna girer, başımızı belaya sokma’ demezdi.”

Bu satırlar yazılırken dört nöbetçi tutuklanmak üzereydi. Kızılkaya denilen işbirlikçi, Savcılara işte bu dilekçeyi yazmış, “bizi hedef gösteriyorlar, terör örgütünün propagandasını yapıyorlar, yardım ve yataklık suçunu işliyorlarî diye ihbarda bulunmuş...

Şimdi siz söyleyin; bu işbirlikçilerle ilgili olarak Besê Hozat’ın saptamaları haksız mı?

Selvi Saray’ın ‘sırıtkan’ planını ifşa etti

Abdülkadir Selvi’nin yazılarında “içeriden istihbarat” verileri var. Dünkü yazısında Kürdistan Belediyeleri ile ilgili Saray’ın “planını” bilerek, ya da bilmeyerek deşifre etti. Okuyalım:

“Salim Ensarioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Ziya Sözen’i göstererek, “Beni Diyarbakır Belediyesi’ne kayyum olarak atasınlar, bunun sonucuna katlanıp, 1 ay içinde şehit olmak istiyorum” diyor. Ben de “Şehit olmaya ne gerek var. Beni atasınlar. 2 yıl boyunca halka hizmet edeyim. Halk bu hizmeti görüp 2 yıl sonra beni seçsin, dedim” diye anlatıyor. Karşılıklı olarak gülüşüyorlar.

Bu “sırıtkan” diyalogun altında yatan gerçek şudur:

Saray, Belediyelerden DBP’yi tasfiye edip, Belediye Başkanlarını ve Belediye Meclislerini görevden zorla aldıktan sonra, buralara kimisi “korucu”, kimisi “emlakçı”, kimisi “arsa spekülatörü”, kimisi “kontra” unsurları yerleştirecek.

Ardından şehirlerde estirilen terör sayesinde bölgeye TOKİ ve benzeri devlet işletmelerini seferber edecek. Gaspedilen Beledeyilere, bugüne kadar verilmeyen kaynaklar verilecek. Ve bölgede muazzam bir “rant” kaynağı yaratılacak. Para kazanmak isteyenler Kürdistan’a “sömürgeciler” olarak koşacak.  Saray Kürdistan’ın “emekçilerine” güvenemeyeceği için, bütün bu “hizmetlerin” yapıldığı işlere Arap mülteciler yerleştirilecek...

“Kayyım” denilen alçaklar, işte bu yolla, halka DBP’li belediyelerin yapamayacağı “hizmetleri” sağlayacak...Ve “Salim Ensarioğlu’nun sırıtarak ifade ettiği gibi”, halk bu “dolmayı” yutacak, 2 yıl sonra da ne kadar alçak, işbirlikçi, tırşikçi varsa onları seçecek....

Abdülkadir Selvi’ye teşekkür ediyoruz. Bize Saray’ın “Kürdistan’ı işgal” planını çok güzel anlattı.

Kuto dedi ki; “Bu ahmaklar sosyoloji bilmiy! Kürdün milli bilinci fukarayken değil, Kürdistan feodal bağlardan kurtuldukça gelişti, okuyan gençlerin sayısı arttıkça, iş tutan insanların sayısı arttıkça, dünyayı anlayan insanların sayısı arttıkça, Kürdistan halkı kendi varlığının bilincine vardı; Saray saniy ki, Belediyeleri ele geçirmek için Kayyımlara Hazine’nin kapısını açarsam, Kürt halkını satın alırım... Alamazsın... Kölelik fakirliğin sonucuydu, bir kemiğe muhtaç edilen insan iki kemige kendini sattı. Kürdistan artık o evreyi aştı. Kürdü ‘satın’ almak için açın üç milyon insana işyeri, ilk 1 Mayıs Kürdistan’da genel grevle kutlansın... Yani boşuna hayal görüysiniz... Birincisi o ‘kayyım’ adayı Ensarioğlu’nu Amed Belediyesinden kendi akrabaları kulağından tuttuğu gibi çöpe atar, ikincisi... Onu söylemiyeyim... Nöbetçi Genel Yayın yönetmeni ablalarımın, abelerimin başı belaya girmesin... Onlara selam ediyem...”

Kuto’nun duası

Kuto diyor ki; “yağmadan önce gürleme... Kof kabadayılık insanı maskara yapar... Ey ‘islam dayanışmasından’ söz eden cemaat-i mü’minin! Dün ‘van minıt’ dediğiniz, ‘İsrail eninde sonunda kendi döktüğü kanda boğulacak’ diyerek, altına da 18.7.20014 tarihli Cumhurbaşkanı imzası attığınız İsrail’le şimdi acaba neden böyle bir ‘teslimiyet’ anlaşması yaptınız? Utanıyor musunuz? Ben size diyeyim: Bu daha başlangıç... Saray Kürtle vuruşmayı vahşet yoluyla sürdürdükçe, bilin ki, bugün İsrail’in önünde, yarın Almanya’nın, ardından Amerikan’ın önünde yerlere kadar eğilecektir... Ne demişti Reis, ‘teröristler kadar onurlu ve gururlu olamazsak’ yandı gitti gülüm helva... Bu sizin umutla baktığınız İslamcı rejimin ‘cenaze helvasıdır’... Allah kabul etsin... Allah size yeniden ‘onur ve gurur’ versin. Amin...”



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür