İki sergerde

İki sergerde

Muhittin CEMİL Ender KARADENİZ

Her “teslim” anlaşmasından sonra, “matbuatta” kalem kavgaları mukadder olur. Oluyor da, anlaşmasını savunanlarla, henüz başlarına ne geldiğinin farkına varmayan ahmaklar arasında kavga bu defa da şiddetlendi.

Örneğin Ahmet Taşgetiren, “teslim anlaşmalarını” selamlıyor ve “dış güçle yapılan barışın, iç güçle de yapılmasını” öneriyor.

O böyle yapınca, Mehmet Kekeç ile Salih Tuna adındaki sergerdeler bu halim-selim adama karşı cihat ilan ediyor.

Taşgetiren bir süre önce “eğitim” ile ilgili bir yazı yazmıştı. Bu yazıda aralarında Doğan Grubu’nun da yer aldığı. Hatta HDP’li bir vekilin bile isminin geçtiği bir liste yapmış, “eğitim meselesini” tıpkı “akil adamlarla” yapılan gibi, bu isimlerle istişare ve işbirliği içinde çözmesini bizzat Erdoğan’dan istemişti.

Erdoğan’dan “tık” çıkmamıştı. Ne red, ne evet. Bu yazı “dün” yazılsaydı, bizzat Erdoğan zavallının işini bitirirdi. Ama devran değişti.

Devranın değiştiğini kaptıramayan Kekeç ve Tuna adlı kafadarlar ise o günden beri hop oturup hup kalkıyorlar.

Bir başka mesele de “üst akıl...”

Malum, Erdoğan “Ortadoğu meydan muharebesinde” zafer kazanacağını sandığı dönemde, ABD’ye karşı PYD ile yapılan işbirliği nedeniyle “üst akıl” paralasıyla demediğini bırakmıyordu.

Şimdi ağzından “üst akıl” lafı çıkmıyor.

Çıkmıyor ama, sözü edilen kafadarlar “üst akıl” lafına dört elle sarılıyor.

Ne olacak?

Göreceksiniz. Hepsi ya Erdoğan gibi “tornistan” diyecek, ya da onlar gidecek, Karar Gazetesi’nde “mevzilenen” eski AKP medya taburları görev başına gelecek...

Kuto’nun ‘nitratsız’ organik ‘bombası’

AKP, DBP’li Kürdistan belediyelerine saldırıya hazırlanıyor. Hepsine “kayyum” atayacak. Daha şimdiden ilk “provayı” yaptılar bile. Haberi okuyalım:

Van’da, Newroz’a katılan üç muhtarın yerine kayyum atandı!

Van’ın Bahçesaray ilçesinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) düzenlediği Newroz etkinliklerine katıldıkları gerekçesiyle üç mahalle muhtarı görevden alındı. Muhtarların yerine Bahçesaray Kaymakamı tarafından kayyum atandı.

Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) haberi göre kaymakam Serhat Karabektaş tarafından çağrılan Van’ın Merkez, Güneyyamaç ve Elmayla mahalleleri muhtarları Cemal Taygun, Zekeriya İstemiş ve Şevket Şahin’e görevden alındıkları bildirildi.”

Onlar işe “muhtarlarla” başlayınca, Hürriyet’te ne dümen döndürdüğü belli olmayan Çekirge adlı adam, hemen harekete geçti. Yazısının başlığı “Batsın Böyle Belediye...” Neden, Aktütün Mardin Cevizli Karakolu’na yapılan saldırıda kullanılan kamyon DBP’li Mazıdağ Belediyesi’ne aitmiş. Şöyle yazmış:

“Belediye Başkanı da hemen açıklamayı yapıyor: ‘Kamyon çalınmış’

“Kim inanır buna?” diye de sormuş.

İster inan ister inanma...

Kuto dedi ki, “Bre Allahtan korkmaz, kuldan utanmaz, tepemi attiriysin... Yarın Sur’dan yola çıkıp, Hürriyet’in önünde duran Çekirge plakalı arabayı çalacağım... Sonra içine gören “nitratlı gübre” sansın diye, anamın ineklerinin tezeklerini yükleyeceğim... Sonra da arabayı Saray’ın önüne park edip, üzerine ‘Dikkat, arabada bomba var hem de canlı ve de organik’ diye yazacağım... Sen de Hürriyet’teki köşende, “arabamı çaldılar içini de doldurdular” diye yaz dur...”

Erdoğan rakibini dövüyor ‘üst akıl’ da onu dövüyor

Ahmet Taşgetiren Star Gazetesi’nde büyük bir cephe açtı.

AKP’ye ve Saray’a, “teslim anlaşmasının” gereklerini yerine getirme nasihatinde bulunuyor. Hala “kabadayılık” yapanları da eleştiriyor. Okuyalım:

“- Sayın Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı Yiğit Bulut TRT Haber’deki bir programda şunları söylüyordu:

“Balkanlar Türkiye’ye doğru dönüyor. Balkanlar bu coğrafyanın merkezine dönüyor. Yunanistan’da Romanya’da Bulgaristan’da bunlar konuşuluyor halkın arasında. ‘Avrupa Birliği’ni boşver Türkiye’yle birlikte yeni bir senaryo ne olabilir’, bu halkın arasında şu anda konuşuluyor. Belki Alman hükümetinin baskısıyla hükümetler konuşamıyor ama halk şu anda Osmanlı İmparatorluğu’nu da çok iyi bilerek, İstanbul’dan nasıl yönetilirizi konuşmaya başladı. Bakın bu çok açık. Ortadoğu ‘İstanbul’dan nasıl yönetiliriz’i konuşuyor. Orta Asya’da ‘İstanbul’dan nasıl yönetiliriz’ konuşuluyor. Afrika’da ‘İstanbul’dan nasıl yönetiliriz’ konuşuluyor.”

Taşgetiren şöyle diyor:

“Bunları okuyunca şaşırıp kalmıştım. Böyle bir söylem şayet Türkiye’nin beyin jimnastiği içinde cereyan etmekte ise bunun dünyada nasıl okunacağını görmek lazımdı.”

Erdoğan’a bu jöleli danışman diyor ki, “çok iyi gidiyorsun, rakibin kaşını açtın, ağzını dağıttın, elmacık kemiğini kırdın, bir raund sonra işini bitireceksin...”

Diyorlar ki, Erdoğan “baş danışmanına” ya da “antrenörüne” iki raund arasında şöyle demiş:

“Ben onun işini bitirmesine bitiriyorum da, ringe bir üçüncü boksör daha sızmış, feleğimi şaşırtıyor... Kim bu alçak?”

Yiğit Bulut saçına bir şişe mavi renkli “Necip Bey Briyantinini” boca edip, demiş ki:

“Üst Akıl...”

‘Necaset havuzunda’ yüzenler

Havuz medyasına bakın. Bahoz Erdal’ı bilmem kaçıncı defadır öldürüyorlar. Sonra da “zafer”lerini kutluyorlar. PKK saflarında binlerce Bahoz Erdal, binlerce Cemil Bayık, Duran Kalkan, Murat Karayılan, Mustafa Karasu, Sabri Ok, Rıza Altun var.

Birine bir şey olsa, diğeri onun yerini doldurur. Biz onlardan sonraki kuşaktan “komutanları” bilmiyoruz. Yeni kuşaklar yetişiyor. Yani öldürmekle bitmezler.

Neden? Çünkü bu hareket, her ne kadar “Önderlik” hareketi olsa da, bu “tek kişi” hareketi değil. Kurumsal.

Ya Türkiye?

Türkiye “tek kişi” iktidarında. Ona bir şey olsa, ortada ne AKP kalır, Saray.

Her neyse. Havuz “kendi uydurduğu haberle” zafer kazana dursun. Biz bu medyanın ağır topu Ahmet Taşgetiren’in göz yaşlarını sizlere duyuralım. Şöyle yazmış:

“İtiraf edeyim, Suriye haberlerini okuyunca içim daralıyor. Alın size Yeni Şafak’ın manşeti: “Bir şehir PKK’ya veriliyor.”

Alın size bu manşetin alt başlıkları:

“ABD, Münbiç operasyonunu Arap güçlerle yaptığını iddia etti. Fakat 11. günün sonunda terör örgütü PKK-PYD kuşattığı Münbiç’in adını Mabuk olarak değiştirip, özerklik hazırlığına başladı. Yüzde 95’i Araplardan oluşan ilçede etnik katliam korkusu var.”

Yılmaz Bilgen imzalı haberde sonraki alt başlıklarda da “Kobani taktiği uyguluyor - ABD-PYD kirli ittifak” ifadeleri yer almış.

Bu haberlere, Amerika’ya yönelik bütün suçlamalarımızın zevahiri kurtarmaya yönelik açıklamalara rağmen karşılıksız kaldığı, “Üst akıl” değerlendirmelerimizin sonuç üretmediği, ABD ile Rusya’nın Suriye’de laik yapılanma noktasında adeta ittifak ettiği, bu ittifaka yer yer Esad’ın katıldığı, bu gelişmeleri önlemek için güç kullanma imkanımızın bulunmadığı gerçekliğini eklediğimizde, deyim yerindeyse elimiz böğrümüzde kalıyor.”



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür