O patikada soluk almak

O patikada soluk almak

15 Ağustos Kürdistan’ın en güzel destanlarındandır! Koskocaman bir çöl düşünün Uçsuz bucaksız bir çöl!

Bu çölün orta yerinde yeşeren ve kanla sulanmış bir umut gülü düşünün. En güzel ve yiğit sevdaların sahipleri olan delikanlıları düşünün. Kızıl perçemli narin ağıtların sahibi kadınları düşünün. Öyle bir coğrafya düşünün ki bütün mekanların ötesi acı ile yoğrulmuş bir aşk aksın dokunulmaz zamanlarınıza. Ruhunuzda bir dengbejin tarihinizi haykırdığını ama dilinizin dönmediğini, dilinizden sünnet edildiğinizi düşünün. Kurutulmuş umutların diyarında bir avuç deli dolu devrimci düşünün, herkesin evet dediğine “Hayır” diyebilen koca yürekli asi ve kanı özgürlük için kaynayan idealist sosyalistleri düşününÖ

Bilmek ve hisstemek

Düşünün ki ülkenize “Ülkem” diyemiyorsunuz. Düşünün ki anneniz ile anadiliniz ile konuşamıyorsunuzÖ Düşün, bu gün olmayan ve kan ile can ile kazanılan her şeyi düşününÖ İnsan bazen kendini güncel olana kaptırınca kendi tarihini bile unutur hale geliyor. Bu yüzden biraz eskileri düşünmek gerekiyor. 1984-15- Ağustos öncesi sıradan bir askerin bile dedelerimiz ve ninelerimize ettiği hakareti düşünmek gibi meselaÖ Annelerimizin etnik kimliğinden dolayı tutuklu abilerimizin görüşünde Türkçe bilmediği için sadece bakışarak ve ağlaşarak içindeki ateşi körüklediğini düşünün meselaÖ Bu gerçekler herkes tarafından biliniyor aslında. Ama bilmek ve hissetmek arasında, bilmek ve tekrar tekrar düşünüp yeni sonuçlar çıkarmak arasında çok fark vardır.

Egîd’den öğrenip...

İşte biz böyle öykülerin büyüttüğü çocuklarız.

Bir kahramanın kahramanlık destanıyla uyanmış çocuklarız.

“İlk kurşun” denen isyanın ortayerine doğmuş çocuklarız...

Ben Heval Egîd’i en çok onun yoldaşlarından duydum.

Gerillada komutanların en önde yürümesi gerektiğini, herkesi peşinden sürükleyecek kadar çekici olunması gerektiğini onlar büyük komutan Egîd’den öğrenip bize anlattılar. Kendinden önce yoldaşlarını düşünmenin, en güzel olanı kendinden once arkadaşına layık görmenin Komutan Egîd’den öğrenildiğini yoldaşlarından öğrendik. Egîd yoldaş birazda ilklerin insanıdır. Kürdistan özgürlük hareketinde ilk Komutan, ilk eylemcidir. Heval Egîd’in daha önce yürüdüğü topraklarda yürüme şansım oldu. Bastığı patiklara ayak sürme şerefine nail oldum. İnanmayacaksınız ama gerçekten onun geçtiği yerlerden geçerken bile insanın içine kocaman bir onur ve gurur gelip yerleşiyor. Gabar/Mehdin köyünün sırtları büyük komutan Egîd’in şehit düştüğü yerdir. Oraya gidip kanının aktığı toprağı kokladım. Oradan bir avuç toprak alıp yanımdaki yöremdeki yoldaşlara dağıtmıştım. Çoğumuz o toprağı bir naylona sarıp bir muskaya yerleştirip boynumuzda taşıdık. Sonra Heval Egîd’i ta o zamanlardan tanıyan insanların yanına gidip birde onlardan dinledim...

En güzel kahkaha

Bir ana heval Egîd ile anısını böyle anlattı bana “Hangi sene olduğunu hatırlamıyorum, buğdaylar sararmıştı, evimize geldiler, hepsi çok efendiydi, içlerinde en kısa olanı hep gülümseyerek konuşuyordu. Üslubu şirin şerbet gibiydi, gözleri çok güzeldi, insan yüzüne bakmaya kıyamıyordu. O zamanlar biz onlara talebe diyorduk, bazılarıda dışardakiler diyordu. Kocaman kulakları var deniyordu, cin gibidirler deniyordu, Apocuların boynuzları var diyenler bile vardı. Halktır işte kendine bir sürü efsaneler yaratmıştı. Ne yalan diyeyim biz de inanıyorduk. Ortam biraz samimi olunca gidip o kısa boylu olan gerillanın yanına oturdum, bana yer açtı ben o zamanlar çok şakacıydım ona biraz şakalar yaptım kahkaha attıkça niye bilmiyorum ama ben çok mutlu oluyordum. Sonra adını sordum, Egîd dedi. Egîd kelimesini o ana kadar sadece dengbej türkülerinde duymuştum. Egîd ile biraz samimi olduktan sonra “Başını getir bakacağım” dedim. Başını biraz eğdi saçlarını karıştırdım ama bişi bulamadım. Egîd “Ana bit mi arıyorsun” dedi. “Yok sizin boynuzlarınız var diyorlar onun için baktım” dediğimde Egîd duyduğum en güzel kahkahayı attı. O gün bu gündür ben ne öyle güzel kahkaha duydum ne de öyle hoş sohpet insan gördüm.” Diyordu Komutan Egîd’i tanıyan ana. Böylesi bir atmosferde isyan edenler en güzellerimizdir evet. Böylesi tarihi bir girdapta “Hayır” diyebilenler en onurlularımızdır evet. Biz hala o günlerin yüzü suyu hürmetine varız evetÖ Arkamıza dönüp baktığımızda ne görüyoruz? Her şeyden önce tarihin en derininden gelen bir halkın çığlını duyuyor muyuz? 15 Ağustos denince bu Kürdistan’ın en güzel destanlarındandır diyor muyuz? Demeliyiz! 15 Ağustos ve destan yazıcısı büyük komutan Egîd olmasaydı bizler tarih olmayacak, tarihe karışacaktık demeliyiz... O günün isyanı ve eylemi bu günün devrimidir demeliyiz!

 

Medya Doz



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür