Süryanilerin kimlik inşa süreçleri

Süryanilerin kimlik inşa süreçleri

Dr. Su Erol’un Süryani tarihini ele aldığı ‘Mazlum ve Makul: İstanbul Süryanilerinde Etno-Dinsel Kimlik İnşası ve Kimlik Stratejileri’ kitabında Süryani kimliğinin oluşumundan, etno-dinsel ilişki ağlarına kadar geniş bir yelpaze sunuyor

Süryani kimliğinin tarihsel oluşunun ele alındığı Antropolog Dr. Su Erol’un “Mazlum ve Makul: İstanbul Süryanilerinde Etno-Dinsel Kimlik İnşası ve Kimlik Stratejileri” kitabı, İletişim Yayınları’ndan çıktı. Yüksek Lisans Tezi’ni Mêrdîn’deki (Mardin) Süryaniler üzerine yazan Su Erol, kitabında İstanbul Süryani cemaatinin kimlik stratejileri ve etno-sosyal ilişki ağlarını ele alıyor. Agos’ta yer alan röportajda Erol, kitaba ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kitap iki bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümünde Süryani kimliğinin tarihsel oluşumunu ele alan Erol, günümüze kadar uzanan Süryani tarihini özetliyor. İkinci bölümde ise İstanbul Süryanileriyle yapılmış görüşmeler üzerine yapılan değerlendirmeler yer alıyor. Yazar, kitabında aynı zamanda toplumsal konum ve çelişkilere, iş dünyasındaki deneyimlere, dini ritüellere, aile ilişkilerine, gündelik deneyimlere ve kuşak farklılaşmasına da yer veriyor.

‘Mazlum ve Makul’

‘Mazlum ve Makul’ araştırma sürecinde karşılaştığı iki tip insana ve zihniyete değinen Erol, bu duruma ilişkin şunları belirtiyor: “Bir yandan Süryanilerin kadim bir Ortadoğu halkı olarak daimi bir ‘mazlumiyet’ içerisinde olduklarını öne sürenler ve bu duyguya vurgu yapanlar varken diğer yandan Türkiye’deki siyasi ve toplumsal yaşam içerisinde ortaya koydukları rasyonel davranışları belirgin bir ‘makuliyet’ söylemi çerçevesi içerisinde açıklayanlar var. Birbiri ile kimi zaman iç içe giren kimi zaman da zıtlaşan bu iki söylem türü esasen Süryanilerin Türkiye’de ayakta kalmak için icat ettikleri iki tür kimlik stratejisine denk düşüyor.”

Seyfo’ya ilişkin iki algı

Osmanlı devletinin Süryani halkına uyguladığı Seyfo Katliamı’na değinen Erol, Süryanilerin soykırıma ilişkin bugün içinde bulunduğu durumu şöyle anlattı: “Seyfo konusunda iki tür algı var. Birincisi tamamen unutma ya da unutmaya çalışma durumu. Kuşaklar arasında hafıza aktarımı yapılmıyor. Seyfo’nun olduğu kabul edilse de bunun üstünde çok durulmaması gerektiğini düşünenler var. Bu da aslında bahsettiğimiz gibi yaşamaya devam etmek için kullanılan bir tür intibak stratejisi. Daha milliyetçi kesimler, özellikle Batı’daki Süryani diasporası ise Seyfo’yu çok daha fazla vurgulama ihtiyacı duyuyor. Çünkü soykırımın tanınması onlar için Süryani kimliğinin devamını ve geleceğini garantiye alacak en önemli unsur. Bu çabaların sonuçlarını bence gelecek yıllarda daha net göreceğiz. Seyfo’nun tanınması için yürütülen etkinlikler yıllar içerisinde daha net sonuçlar verebilir çünkü grup önemli bir diaspora desteğine sahip. ‘Kurban’ konumundan çıkıp, hak talebi olan bunun için mücadele eden bir toplumsal yapı ortaya çıkabilir.”

Keldaniler ile asimetri mevcut

Özellikle son yıllarda Irak ve Suriye’de savaş nedeniyle Türkiye’ye göç etmiş Keldanilere ilişkin de değerlendirmede bulunan Erol, “Süryani Ortodoks ailelerin yanında hizmetli olarak çalıştığına dair elimizde bir veri var. İki grup arasında kimi durumlarda örtük bir emek sömürüsü söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla bu iki grup arasında kentte sahip oldukları statü ve sermaye eşitsizliği nedeniyle bir asimetri mevcut. Keldaniler zaten kullandıkları dil de farklı...” diye konuştu.

Asuri-Süryani tarihselliği

Erol, günümüzde Süryaniler ile Asuriler arasında bir bağ kurma konusuna ilişkin şunları kaydetti: “Elbette diğer tüm geç dönem milliyetçiliği örneklerinde gördüğümüz gibi sorunlu bir yaklaşım, böyle bir etnik bağı ve devamlılığı bilimsel olarak ispat etmek mümkün değil. Bu tezi 20. yüzyılın başlarında Naum Faik ve Aşur Yusuf gibi Süryani aydınları ürettiler. 20. yüzyılın başlarında yaşanan büyük altüst oluşlardan sonra geriye çekilen Asurilik konusu, özellikle Avrupa’daki Süryani diasporasının etkinleşmesiyle birlikte yeniden gündeme geliyor.”

 



Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür