Antep Katliamı'na demokrasi güçlerinden kınama

Antep Katliamı'na demokrasi güçlerinden kınama

Antep Katliamı'na ilişkin birçok demokratik kitle örgütü, siyasi parti, sivil toplum örgütü, sendika ve meslek örgütü açıklama yaparak saldırıya lanet okudu. HDK Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Ertuğrul Kürkçü, katliamı 'Suriye'de ağır bir yenilgi alarak savaşı Türkiye topraklarına taşımak isteyen IŞİD terör örgütü tarafından yapılan bu saldırı aynı zamanda halklarımız arasında etnik bir çatışmanın zeminini yaratmayı amaçlamaktadır' sözleri ile tepki gösterdi

HABER MERKEZİ - Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Ertuğrul Kürkçü, yaptıkları yazılı açıklama ile Dîlok'taki saldırıya tepki gösterdi. HDK Eşsözcüleri tarafından yapılan yazılı açıklama şu şekilde:

"Gaziantep'in Şahinbey ilçesine bağlı Akdere Mahallesi'ndeki Kürt yurttaşlarımızın düzenlediği düğüne yönelik terör saldırısı sonucunda birçok insan yaşamını yitirmiş, çok sayıda yurttaşımız da yaralanmıştır. Saldırının faillerini, bu saldırıya zemin hazırlayanları en sert şekilde kınıyoruz. Bu alçak saldırıda yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine ve halkımıza başsağlığı ve sabır, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

Suriye'de ağır bir yenilgi alarak savaşı Türkiye topraklarına taşımak isteyen IŞİD terör örgütü tarafından yapılan bu saldırı aynı zamanda halklarımız arasında etnik bir çatışmanın zeminini yaratmayı amaçlamaktadır. Yurtsever halkımıza dönük bu saldırıya karşı hükümetin acilen tedbir alarak halkın güvenliğini sağlamasını, failleri ve arkasındaki güçleri bir an önce açığa çıkarmasını bekliyoruz. Bugün halklarımız arasında kurulan kardeşlik bağını daha da güçlendirerek dayanışmayı büyütme günüdür."

Açıklamada, HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü'nün Antep'e doğru yola çıktığı da belirtildi.

İHD'den katliama kınama

Katliama ilişkin açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD), saldırının arkasındaki güçleri birkez daha lanetlediklerini belirtti.

Dîlok'un yıllardır adım adım bir DAİŞ yuvası haline getirildiğine dikkat çeken İHD, "Bu ilimizde yaşayanlar uzun süredir üyeleri, silah yığınakları ve faaliyetleri ile IŞİD'in gövde gösterisi yaptığı bir ortamı soluyordu. 10 Ekim Ankara Barış Mitingi Katliamı'nı düzenleyenlerin G.Antep'te bir 'Kürt düğününe' saldırı planı hazırladığı iddianamelerde yer almıştır. Ancak ne yazık ki, siyasi iktidar bu planları engellemek için gerekli adımları tüm uyarılara rağmen atmamıştır" bilgisine yer verildi.

KCK'nin açıklamasından sonra olması manidar

KCK'nin müzakere ve çözüm deklarasyonunu açıkladığı günün akşamında, Kürtlerin düğününe yapılan saldırının zamanlamasının son derece manidar olduğu belirtilen açıklamada, "Hatırlarsak bundan aylar önce, 10 Ekim 2015'te Ankara Barış Mitingi'nde patlayan canlı bombalar da KCK'nin çatışmasızlık ilanının üzerine gelmişti. Ortalık kana bulanmış, barış ve çözümün konuşulması ve tartışılması engellenmiş, hızla herkesin bu ortamdan uzaklaşması sağlanmıştı" ifadelerine yer verildi.

'Barışın başarıya ulaşmaması için planlanmıştır'

Siyasi iktidarın kullandığı nefreti dili ve siyasette yarattığı ayrıcılığın Kürt düşmanlığını körüklediğine dikkat çekilen açıklama şöyle devam edildi: "Bu saldırı barış ve çözüm konusunda ısrarlı ve kararlı olanlara; demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadele edenlere yöneltilmiştir. Barış dilinin, söyleminin ve faaliyetinin yaygınlaşmaması, başarıya ulaşmaması için planlanmıştır. Bu saldırı da göstermiştir ki, DAİŞ barbarlığına karşı mücadelede birlikte davranmak son derece önemlidir."

Saldırının doğrudan Kürtlerin yoğun yaşadığı Beyhahçe Mahallesine ve bir Kürt düğününe yapıldığını işaret eden İHD, "Bu saldırının Suriye Rojava'sında bulunan Kürt kantonlarına(Cizir, Efrin ve Kobane) yönelik cihatçı çete saldırılarından hiçbir farkı yoktur. Esasen cihatçı çete yapılanmaları Kürtlere ve onlarla birlikte mücadele yürüten devrimci demokratlara yönelik Türkiye'deki saldırılarına 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır'da başlatmış, 20 Temmuz Şanlıurfa Suruç, 10 Ekim Ankara, İstanbul Sultanahmet ve İstiklal Caddesi saldırıları ve bu saldırısı ile devam etmiştir" bilgisine yer verildi.

İHD taleplerini ise şöyle sıraladı:

"*Türkiye'nin Ortadoğu'da izlediği anti Kürt ve anti Şii politikadan vazgeçerek, Suriye iç savaşının sona erdirilmesinde barışçıl politikaları benimsemesi, Suriye'nin kuzeyinde çoğunluğu Kürt olan ve Kürtlerle birlikte yaşamayı tercih eden farklı etnik ve inanç gruplarının bir araya gelerek Kuzey Suriye federasyonu oluşturma isteklerine saygı duyması ve bu bölgenin cihatçı örgütler işgalinden kurtarılmasına karşı çıkamaması yani egemenliği olmayan bir başka ülke için kırmızıçizgi tehdidinden vazgeçmesi gerekmektedir.

*Türkiye içeride ve dışarıda barış politikaları izleyerek halkını güvenlik ortamında tutabilir. 20 Ağustos günü KCK tarafından yapılan açıklamada, Abdullah Öcalan ile yeniden diyaloga geçilmesi ve müzakerelerin başlatılması halinde çatışmasızlığın başlatılabileceğinin belirtilmesi oldukça önemlidir. Hükümetin bu çağrıya kulak vermesi ve bir an önce iç barışı sağlayacak adımlar atması gerekmektedir.

*Türkiye'nin güvenlik ve istihbarat birimlerinin başta Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa ve Hatay olmak üzere cihatçı çete yapılanmalarının yoğun olarak yerleştiği yerlerde operasyonlar yapması ve bu kişileri yakalayarak yargı önüne çıkarması gerekmektedir."

Kaynak: DİHA



↳Son Güncelleme: 21 Ağustos 2016 17:03

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür