Sinemada bir asır

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Belediyesi’nin yayımladığı 422 sayfalık büyük boy bir kitap, “Türk Sineması’nın 100. Yılına Armağan” olarak geçtiğimiz ay Altın Portakal Film Festivali’nde dağıtıldı. Sinema ile ilgili akademisyen.... →  Ahmet SONER

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Belediyesi’nin yayımladığı 422 sayfalık büyük boy bir kitap, “Türk Sineması’nın 100. Yılına Armağan” olarak geçtiğimiz ay Altın Portakal Film Festivali’nde dağıtıldı. Sinema ile ilgili akademisyen, yazar, yönetmen, yapımcı, senarist, oyuncu, besteci ve eleştirmenlerden toplanan 52 yazının yeraldığı kitapta renkli afişler, set fotoğrafları gibi çok sayıda görsel malzeme kullanılmış. Böylesine iddialı bir kitapta Türkiye Sineması’nın yüz yıllık bir dökümünün yapılmamış olması büyük bir eksiklik bence. Yıllara göre çekilen film sayısı, en çok film çeken yönetmenler, kameramanlar, oyuncular, yapımcılar gibi sayısal dökümler de yapılmalıydı.

Kitabı hazırlayan ekip, hangi konularda kimlerden yazı isteneceği üzerinde anlaşıp bir liste yapmışlar. Gerekli olan bağlantılar kurulup yazılar sipariş edilmiş. O listede benim adım da varmış ki, telefonla benden de senaryo üzerine bir yazı istendi. Oturup on sayfalık bir yazı yazdım ve gönderdim.

Önceden belirlenen ısmarlama yazılarda kimlerin imzaları var? İşte yazarlardan bazıları: Burçak Evren, Alican Sekmeç, Özgür Şeyben, Şükran Kuyucak Esen, Orhan Ünser, Agah Özgüç, Ertan Yılmaz, Semir Aslanyürek, Zahit Atam, Hüseyin Kuzu, Alin Taşçıyan, Bülent Vardar, Deniz Yavuz, Tunca Arslan, Ayla Kambur, Necla Algan, Biket İlhan, Mehmet Aslantuğ, Cumhur Cambazoğlu, Cahit Berkay, Enis Rıza Sakızlı, Sami Şekeroğlu, Türker İnanoğlu, Aytekin Çakmakçı, Hülya Uçansu, İsmail Güneş, Osman Sınav, Sırrı Süreyya Önder, Yılmaz Erdoğan, Mahmut Fazıl Coşkun...

Sırrı Süreyya Önder diyor ki: “Seyirci merakla gelecek programı bekliyor. Cahildirler, kaliteden anlamazlar, zekasızdırlar gibi kasıtlı yalanlara asla inanmayın. Yeni yüzyılda, en yeni, en gelişmiş teknolojileri kullanarak, en zor, en çetrefilli konuları, en zorlu öyküleri anlatın onlara. Yeter ki anadilinden konuşun...”

İsmail Güneş sinema ile tanışmasını anlatmış: “İlk seyrettiğim film, doğduğum şehir Samsun’un Erenköy’ünde ormanlık bir yere kurulmuş olan, seyyar bir komando birliğinin çayırlarından birine yansıtılan görüntülerdir. Yaklaşık 4-5 yaş civarındayım, hayal meyal görüntüler arasında babamın omzunda olduğumu, uzaklardan bir yerden bitip tükenmek bilmeyen bir gürültüyü hatırlıyorum. Sonrasında galiba uyuya kalmış olmalıyım.”

Yılmaz Erdoğan Hakkari’den izlenimlerini yazmış: “Şehrin siyasi ağabeyleri yalnız politik içerikli film olunca sinemaya gelirlerdi. Hatta Yılmaz Güney’in o zaman bizim kafamızın basmadığı şaheseri Umut filmi yapıldıktan çok sonra Hakkari’de gösterildiği gün, içinde bendenizin de bulunduğu Çirkin Kral müşterilerinin yüksek sesli hayal kırıklığı karşısında Salih Abi, ahaliye siyasi bir konuşma eşliğinde sert bir fırça atmış ve salonu öyle terk etmişti.”

Cahit Berkay müzik yaptığı filmlerden söz etmiş: “On yedi tane Kemal Sunal filmine müzik yaptım ben. Kemal Sunal’ın Şaban serisinde yer alan filmlerinden birine, zamansızlıktan hiç izlemeden müzik yapmak durumunda kaldığımı hatırlıyorum. Yönetmen Kartal Tibet ile çok çalışmışlığımız vardı ve birbirimizi iyi tanırdık. Bazı sahneleri ve o sahnelere nasıl müzikler düşündüğünü telefonla anlattı, ben stüdyoya girdim kaydettim ve yolladım. Filmin tek karesini görmeden müzik yapmışlığım da oldu böylece. Telefonla siparişi o yıllarda biz başlattık desem abartı olmayacak...”

Aktardığım anılar gibi bir çok ilginç anlatımlar var Sinemada Bir Asır adlı kitapta.

0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür