Önce Kürtlerle barışsana Erdoğan!...

Cezaevine girmenin de kendisine göre yararları var. Günlük koşuşturmlardan kurtulup yaşanan olaylara daha rahat ve geniş çerçevede düşünebiliyorsun. Kaç gündür Türkiye’nin komşu devletlerle barıştığını okuyorum gazetelerden. Esasında Türkiye barışmıyor, Cumhurbaşkanı mı yoksa başkan mı olduğunu k.... →  Ahmet Aziz NESİN

Cezaevine girmenin de kendisine göre yararları var. Günlük koşuşturmlardan kurtulup yaşanan olaylara daha rahat ve geniş çerçevede düşünebiliyorsun.

Kaç gündür Türkiye’nin komşu devletlerle barıştığını okuyorum gazetelerden. Esasında Türkiye barışmıyor, Cumhurbaşkanı mı yoksa başkan mı olduğunu kendisinin de bilmediği ve bizim de anlayamadığımız Recep Tayyip Erdoğan barışıyor.

Neden tek başına o konuşuyor; çünkü Erdoğan tek başına düzenlediği siyasetler yüzünde kavga etti bu ülkeler ve liderleriyle.  AKP dışındaki partiler ne kadar uyarsa da hiçbirini dinlemedi. Bence AKP içindeki kimi vekilleri de uyardığını tahmin ediyorum.

Şu an İsrail, Rusya ve Mısır’la barışma görüşmeleri başlamış durumda. Bu barışmalrın iyi yada kötü olup olmadığını tartışmayacağım bu yazımda. Kadri Gürsel’in Cumhuriyet Gazetesi’nde, Veysi Sarısözen’in Özgür Gündem Gazetesi’nde yazdıkları o kadar net ki, bence başka bir şey yazmaya gerek yok.

Benim söylemek istediğim başka bir şey. O yüzden önce bir şeyden başlamak istiyorum. İnsanın çevresiyle barışık olması için önce kendisiyle barışık olması gerekiyor. Kendisiyle barışık olmayan kişinin ailesiyle, yani eşiyle ve çocuklarıyla barışık olması olanaksızdır.

Ben de diyorum ki Türkiye’nin (Ya da Erdoğan Hazretleri) şu ya da bu şekilde sınır ülkelerle barışmasının hiçbir anlamı yok. Çünkü Türkiye (Ya da Erdoğan Hazretleri) kendi içinde barışık değil. Kendi içerisinde Kürtlerle barışık olmayan bir ülkenin başka ülkelerle barışık olması ya göstermeliktir ya basit çıkarlara dayanır yada her zaman bozulmaya hazırdır.

 50 yıllara 100 yıllara gitmeye gerek yok, hükümet ya da devlet son yıllarda Kürtlerle barışma girişimlerinde bulunduğunda biz çevremizle bu kadar kavgalı değildik. Ne zaman ki çevremizde olanlara bakıp Kürtlerle barışı bitirdik ve çevredeki şeriatçı örgütlerle ve IŞİD’le barıştık, olan oldu.

O yüzden diyorum ki, çıkar ilişkileri ya da göstermelik olarak çevre ve sınır ülkelerle barışmadan önce içeride Kürtlerle barışmak gerekiyor.

Kimi aileler vardır, boşanma noktasına gelmişlerdir ama çocuklarını düşünerek boşanmıyorlar. Oysa çocuklar bunu yutmaz ve anneyle babasının kavgalı olduğunu hep bilirler. Anneyle baba barışık rolü oynar, çocuklar da bunu yutuyormuş numarası.

Türkiye, çevresiyle barışmalı ama önce Kürtlerle barışmalı. Aynı kendisiyle barışık olmayan bir şeyin çevresine nasıl bir faydası olmazsa, kendi ülkesinde barışık olmayan ülkenin de çevresiyle barışık olma olasılığı yoktur.

 

 

0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür