Dayanışmak boynumuzun borcu

Gazetelerin, televizyonların, haber portallarının kapatıldığı, gazeteciler hakkında soruşturmalar açıldığı, gözaltılarla-tutuklamalarla gazetecilik yapmanın engellendiği, şiddetin hakim olduğu, “olağanüstü bir hali” daha yaşıyoruz işte. Şartlar olağanüstü, moraller bozuk. Bu olağanüstülük, yeni de d.... →  Aydın BODUR

Gazetelerin, televizyonların, haber portallarının kapatıldığı, gazeteciler hakkında soruşturmalar açıldığı, gözaltılarla-tutuklamalarla gazetecilik yapmanın engellendiği, şiddetin hakim olduğu, “olağanüstü bir hali” daha yaşıyoruz işte. Şartlar olağanüstü, moraller bozuk. Bu olağanüstülük, yeni de değil, darbeyle başlamadı, kör değiliz, görüyoruz. Bizi bir arada tutacak, darbelerin zeminini yok edecek ilacın “olağanüstü hal” değil, iktidara en uzak fikirlere sahip olanların bile serbestçe fikirlerini söyleyebildiği, basının alabildiğine özgür olduğu “demokratik” bir cumhuriyet olduğunu da biliyoruz.

Özgür Gündem Gazetesi, özgürlük için gerçeklerin karartılmamasını şiar edinmiş bir gazete. Ama gel gör ki: özgürlüğü kendinden başkasına hak olarak görmeyenler de var.   Aylardır bu gazeteye, muhabirinden, genel yayın yönetmenine kadar türlü zorluklar çıkartılıyor. Ama gerçekleri karatmak isteyenler ne kadar isterse istesin yine de olmuyor işte, sıkıntıları paylaşmayı kabul eden, gazetenin genel yayın yönetmeni olup bu haksız cezalara katlanmayı onur kabul edecek bir sürü gazeteci, insan hakları savunucusu, aktivisti ya da okuru da var bu topraklarda. Dayanışmaya koşan yüzlerle, binlerle gurur duyuyoruz. Hani Hasan Hüseyin’in şiirinde tariflediği gibi,  

    Ekilir ekin geliriz

    Ezilir un geliriz

    Bir gider bin geliriz

    Beni vurmak kurtuluş mu
    ...
    ...

 Kör olma da gör beni...

Kim ister ki: gazetecilerinin işsiz kaldığı, gazeteciliğin suç sayıldığı bir ülkede yaşamayı? Gazeteciliğin suç olmadığını, hiçbir zaman da suç sayılamayacağını en anlamaz görünenimize varıncaya kadar anlatmak ödevimiz olsa gerek! Solfasol Gazetesi’nin gönüllü gazetecileri, okurları, emek verenlerini temsilen, özgürlüğü ve eşitliği özleyen Ankaralı yurttaşlar olarak, Özgür Gündem ile, DİHA ile, baskı altındaki her gazete ve gazeteciyle dayanışmak boynumuzun borcudur.

Hukukun önemsizleştirildiği bu “olağanüstü günlerde” ya da darbeler karşısında, hukukun önemini bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz. Karşımızdaki rakibimiz de olsa (de ki: o rakibimiz suçlu bile olsa), linç ederek değil, tam tersine özgürlüklere ve evrensel hukuka sahip çıkarak demokrasiyi mümkün kılacağımızı görmemiz gerek. Bu savaşın içinde barışa daha yakın durduğumuz şiddetsiz günleri özlüyoruz. Yurttaşlarının eşit ve özgür olduğu, sömürüden uzak bir dünya tasavvurunun bizleri birleştirdiğini bilerek, dayanışmayla diyoruz...

0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür