ABD, Gülen’i iade eder mi?

170 ülkede 3 binden fazla Fethullah Gülen okulu var, deniyor. İnanmıyorum; insan inanamıyor yani... Halen şu 170 ülke sayısını fazla buluyorum ama değil Türkiye, değil Ankara, oturduğum ilçedeki okul, yurt, sağlık tesisi sayısını öğrendikten sonra, şu 3 bin okul sayısının az olduğunu -inanarak, i.... →  Hüseyin AYKOL

170 ülkede 3 binden fazla Fethullah Gülen okulu var, deniyor. İnanmıyorum; insan inanamıyor yani...

Halen şu 170 ülke sayısını fazla buluyorum ama değil Türkiye, değil Ankara, oturduğum ilçedeki okul, yurt, sağlık tesisi sayısını öğrendikten sonra, şu 3 bin okul sayısının az olduğunu -inanarak, ikna olarak- söylüyorum.

Hani Tayyip Erdoğan, “Biz de bunlara yardım ettik; Allah bizi affetsin!” dedi ya; şimdi de Gülen’e yardım edenler safına Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Bülent Ecevit’i de katarak, kendi rolünü azaltmaya çalışıyor.

Peki, biz “Ne istediniz de, vermedik” sözünü unuttuk mu; hayır! Dahası darbeci generallerin atamaları, son 14 yıldır iktidarda olan AKP tarafından yapılmadı mı? Binali Yıldırım’ın “yakalanan darbecileri, elleriyle koymuş gibi bulduklarını” söylemesi, işin aslında bir nevi itirafı değil mi?

Neyse... Şimdi gelelim asıl konumuza. Fethullah Gülen gibi bir heyula nasıl oluştu? Afrika’da, Orta ve Uzak Doğu Asya’da, hatta Latin Amerika’da, hatta Avrupa’nın göbeğinde bunca okulu nasıl kurabildi? Misyoner hocalar buralara nasıl bulundu?

Türkiye’de TİKA isminde bir kurum var. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, yani. Bilmiyorsanız, araştırmanızda yarar var. Türklerin ya da Türk asıllıların bulunduğu ülkelere kalkınma yardımında bulunuyor. Ne kadar da asil bir davranış değil mi? Yoksa bu, kırmızı başlıklı kızın peşindeki bir kurt olmasın!

Öykündüğü ‘ajans’ ismi de Amerikan kaynaklı. ABD’nin ajansı da, yardım adıyla girip, ülkenin yönetimine el koyduğu ya da ne bileyim, o ülkenin yönetimini yönlendirdiği bir kurum. ABD’nin amacı, ulvi elbette. Oraya demokrasi götürmek(!) Nitekim, Irak’a getirdiler de, gördük; ne menem bir şeydir o demokrasi...

Yeniden ama yeniden Gülen olayına geri gelirsek; dünyanın dört bir yanındaki binlerce okul, TİKA olmadan ama asıl olarak da ABD olmadan asla ama asla mümkün olamazdı. Bu okullarda da, belki biraz Türk ama özellikle Amerikan ajanları yetiştirildi. Buradaki ajanı, “James Bond” gibi anlamayın. ABD’nin etkisine açık okumuş kişiler bunlar. Kendi ülkelerinin yönetimlerinde yer alacak ve...

Peki, bunca emek verilmiş bu devasa projeyi ABD, birden bire vazgeçip, sıfırlar mı? ABD yönetimleri asla tek ata oynamaz. Bir proje batarsa, diğeriyle devam eder. Mesela, Erdoğan, “Gülen’in yaptığını ben TÜRGEV ile yapacağım”, deyip; bu konuda Amerikan yönetimini ikna edilebilirse, Gülen, Türkiye’ye iade edilebilir.

Ama bunun yakın bir zamanda olacağını sanmıyorum. İki nedenle: Bunca yaygın idam tartışmasının ortasında Gülen’i iade etmek, Amerikan kamuoyu önünde, ABD başkanları için zor bir iş. Orada yargıya yön vermek de pek mümkün değil.

İkincisi Erdoğan’ın Gülen’i alıp, yargılamak gibi bir amacı yok. O bir konuyu sonuçlandırmak yerine istismarı seçer çünkü. Bakınız, başörtüsü konusundaki tavrı. Yani, “ABD’den istiyorum ama vermiyorlar”, daha iyi propagandadır, onun için.

Haydi, bir daha soralım: ABD, Gülen’i iade eder mi? Şey, hani “zenginin parası, züğürdün çenesini yorarmış.” Parayı -ya da etkiyi- paylaşmada anlaşmazlığa düşenler dövüşüyor. Biz de burada çenemizi yoruyoruz yani...

0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür