Demokrasi istediğinize nasıl inanacağız?

Daha çok tartışılacak, 21. yüzyılda, üçüncü dünya ülkeleri düzeyinde bir darbe girişimine neden ve nasıl sahne oldu bu ülke. Üstelik halk ve parlamentodaki siyasi partilerin tamamı darbeye karşıyken! Bu karşıtlık elbette mutluluk verici de, iktidar ve HDP dışındaki muhalefetin, neyden yana oldukl.... →  Ayşe BATUMLU

Daha çok tartışılacak, 21. yüzyılda, üçüncü dünya ülkeleri düzeyinde bir darbe girişimine neden ve nasıl sahne oldu bu ülke. Üstelik halk ve parlamentodaki siyasi partilerin tamamı darbeye karşıyken!

Bu karşıtlık elbette mutluluk verici de, iktidar ve HDP dışındaki muhalefetin, neyden yana oldukları biraz şüpheli.

Biraz gözlemle yaşadığımız, yaşamakta olduğumuz ve ne yazık ki önümüzdeki dönemde de bitecek gibi gözükmeyen sıkıntı ve acıların temelinde; Kürt sorunun çözümsüzlüğü ve bu coğrafyanın tüm farklı kimliklerine eşit yurttaşlık hakkı tanınmamış olmasının yattığı anlaşılır. Hastalıklı bir bünye tedavi edilmedikçe küçücük mikropların bile yaratacağı büyük tahribatlara açık hale gelir! Tedavi basittir. İnkardan ve demokrasi sosuna bandırılmış şovenizmden vazgeçmek.

Ama ne yazık ki, darbelere karşı tek ses olmak yerine; sadece kendi seslerini duymak istemeleri; hepimizi, tek millet, tek devlet, tek inanç, hatta tek mezhep kalıbına sokma çabaları, henüz bu gerçeğin kavranmadığını ya da kavranmasının istenmediğini gösteriyor. Darbeye karşılar ama, gerçekte demokrasiden yana da değiller. Bunun için gerçek muhaliflere, gerçek demokratlara karşı her türlü baskı mekanizmasının devam edeceğinin işaretlerini görüyoruz. Bir bakıyoruz OHAL bahanesiyle devrimci, demokrat mahpusların, eser miktardaki hakları da yasaklanıyor. Fırsat bu fırsat, pasaportlarımız kullanıma kapatılıyor. Maksat, demokrasi mücadelesini baskılamak.

Bir şeyin aslı varsa sahtesini anlamak kolay olacağından darbeye kalkışanların geçmişte de en çok mağdur ettiği gerçek demokratların ve devrimcilerin hedefte olduğu, baskılandığı, akıllara zarar formüllerle katille kurbanın ortakmış gibi lanse edilmeye çalışıldığı bir süreç yaşamaya devam edeceğiz.

Demokrasi mitingi diye yapılan, bunun kanıtıdır. Darbelere her zaman  karşı olan, bunu ifade etmenin en cesaret istediği zamanlarda da ifade etmekten çekinmeyen, FETÖ’nün kumpaslarının, yargı faaliyeti adı altında yürüttüğü gayri meşru ve hukuk dışı uygulamalarının hatta faili meçhullerinin en ağır mağduriyetlerini yaşayanların partisi HDP, neden dışlandı? Bunu o mitinge katılan sözde muhalefet bile sorgulamadı. Hoş, bin operasyonun failinin bile, meydanlarda demokrasi nutukları attığı bir mitingde gerçek demokratların işi olmazdı. Ama, yine de ‘demokrasi’ adına katılan CHP’liler bu bal gibi farkında oldukları durumu sorgulamadılar bile. Çünkü hepsi aynı yolun yolcusu olmakta buldu çıkarı.

Kendilerine benzemeyen ve biat etmeyen herkesi ve herşeyi yok etme niyetlerini; kıyafetleriyle, yürüyüşleriyle, müzikleriyle, konuşmaları ve konuşmacılarıyla verdikleri mesajlarda gösterdiler.

Madem kandırılmıştınız, o halde, önce bu kandırılmışlık nedeniyle mağdur ettiklerinize el uzatmalı, mağduriyetlerini gidermeliydiniz, başta KCK davaları olmak üzere. Madem kandırılmıştınız, kandıranların işlediği cinayetlerin üstünü örtmeyip mağduriyetleri giderecek, sorumluları yargılayacak mekanizmaları işletmeliydiniz. Sizi ‘paralel devlet yapılanması’ ve darbe riskini konusunda ilk uyararak, her zaman barış için mücadele eden Sayın Öcalan’ın tecridini artırmak değil, özgürleşmesi ve halkla buluşması gayreti içine gitmeliydiniz. Tüm halkların, ezilenlerin, çeşitli toplumsal kesimlerin varlıklarını, demokratik haklarını kabul etmeli, yeni ve demokratik bir anayasayı bu çerçevede inşa etmeye başlamalıydınız.

Sadece askeri darbeye karşı olmakla  demokrasi gelmez. Üç  parti, o meydanda bir araya geldi diye de demokrasi gelmez. Zaten, hakları teferruat gören hatta idamı bile hasretle anan söylemlerine bakınca görülüyor ki, tutkalları demokrasi ufku değil. Böyle giderse de şu veya bu biçimde diktatörlük sürer gider. Kim diğerinin tepesine çökerse. İnanmayan AKP-Gülen geçmişine baksın.

Yani demem o ki, kandırıldığınıza inandık diyelim, demokrasi istediğinize nasıl inanacağız?

0 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür