Dün ‘iyi oğlan’ yoktu, bugün de yok

Amerikan filmlerinde, “kötü adama karşılık, tecavüzcülerin tuzağına düşmüş masum kızı kurtaran “kovboy” ile bireyden giderek toplum vicdanını temsil eden “iyi oğlan” figürü vardır. Gerçekte de, yeryüzü &ld.... →  Ahmet KAHRAMAN

Amerikan filmlerinde, “kötü adama karşılık, tecavüzcülerin tuzağına düşmüş masum kızı kurtaran “kovboy” ile bireyden giderek toplum vicdanını temsil eden “iyi oğlan” figürü vardır.

Gerçekte de, yeryüzü “iyi oğlanlar” sayesinde evrilip, insani değerlerle yüceldi.

Amerika’daki iç savaşa rağmen, köleliği kaldıran Başkan Abraham Lincoln, tarihte ışıldıyan “iyi oğlan” gerçeğiydi. Vietnam savaşında, Mai Lai katliamını yapan komutanı mahkemeye taşıyıp, orada mahkum eden er de, yaşayan bir “iyi oğlan” tipiydi. Irak işgalinde, öldürdüğü insanların üstüne işeyen askeri mahkum eden, mahkeme de... Vietnam savaşı sırasında, bir annenin Beyaz Saray’a yazdığı mektuptaki, “Ben size masum bir oğlan teslim ettim, siz bana katil olarak iade ettiniz” ifadesi, Amerika’da kamu vicdanını ayaklandıran öncü sözdü. Çeçenistan savaşında bir milyon kadının, Kremlin Sarayı’na yürümesi de...

Fakat, İran, Irak savaşında  gördüğümüz üzere, doğu toplumlarında insani çark, ölüm ve ödürmeye koşu üzere dönüyordu. İki taraf da ölen askerlere “şehitlik” payesi vererek, geride kalanlarına ev bağışlayıp, dolgun maaş bağlayarak, geriden gelenleri ölüme ve öldürmeye kızgınlaştırıyordu, Cepheden ölüm haberi geldikçe, yarı aç ömür sürmüş, yoksulluktan beli bükülmüş kimi anne ve babalar, “Allah’a şükür, oğlumuz şehit düşüp, cennet yollarında ilerliyor” derken, gerçek sevinçlerinin neye dair olduğu tartışmalıydı.

Çünkü, bu işler, kimilerinin “Ben yaptıysam olur” hesabıyla, trafik kazasında ölenleri bile şehit ilan etmesiyle olmuyordu. Kuran’a göre şehitlik, haklı tarafta olmakla mümkündü. Yurt hırsızları, onur ve şeref gaspçıları, tecavüzcüler,  katiller, talancılara karşı savaşma ile... Irak ve İran’da ölüme güzelleme yapılırken, Vietnam, daha sonra Afganisttan, Irak işgaline gönderilmiş oğulları için  Saray’a, Rus kadınlar Çeçenistan savaşı nedeniyle Kremline yürüyorlardı.

Daha dün, Amerikan yönetimi Suriye’yi işgale niyetlenince, “iyi oğlan” figürü parlamento binasını, gösteri alanına çeviriyordu.

Doğu toplumlarında memurlaştırılmış din adamları, hak ve özgürlük savaşına atılanlar için “öldürün” fetvaları yayımlarken, 1970’lerde, Latin Amerika’daki din adamları, diktatörlüklere karşı toplumsal vicdanın görüntüsü olarak, canlarını oraya koyan “iyi oğlan” figürleriydi. Vietnam’da, Budist rahipler vicdan adına, kendilerini yakıyorlardı.

Yeryüzündeki örnekleri, insanlık tarihine geçedursun, beriye baktığımızda Kürtler yangın alanlarında yalnızdı. En yüksek rütbeli kimi din memurlarının kelamı yangına tutuştucu ekliyordu. Kalabalıklar, onaylayan sağır, dilsiz, toplumun vicdanı olması gereken medya, ölüm yağmurları yağdıran generallere, “tamburalı paşa”, sivil buyurganlara “süper vali” benzeri hamasi unvanlar uydurmakla meşguldü.

Lice ve Şırnak şehirlerinin insanlarını topa, mitralyöze tutularak geliştirilen katliamlar, yangın ve yıkımlar “teröristlerin püskürtülmesi harekatı”ydı. Kulp katliamı ve benzeri cinayetler, “teröristlerin silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirilmesi zaferi”ydi.

Köy değil, köyler, toplam dört bin insan yerleşimi yanıyor, toplumsal vicdan, “Bu insanlar ne istiyor, katliam neden?” diye sormuyor, mesleğini, bütün bir geleceğini aslanın ağzına atıp, “gerçek öyle değildir” diyerek, Kürt’e insan dışkısı yedirildiğini yazan ikinci bir Celal Başlangıç da çıkmıyordu. İşbirlikçinin koluna takıp, ölüm sapalığına götürülen 75 yaşlarındaki Kürt bilge Musa Anter’in katli bile medyada “Teröristlerin iç hesaplaşması”ydı. Lice şehrinin katliamından yirmi yıl geçtikten sonra, şimdi orada nişangaha oturtulmuş bir generalin katili aranıyor. Mahkeme iddianamesinde, gerilla baskının düzmece, bir şehir ve insanlarının topa, yangına tutulduğu yazılıyor. Bu arada, devlet baskınına uğramış şehir insanlarının yaşadıkları hikaye ediliyor. Sanki “İyi oğlan” zuhur etmiş gibi...

Oysa, öyle değil...

Çünkü Lice, Şırnak ve öteki şehirlerin baskına uğraması, insanların, oradan buradan kaçırılıp işkenceden sonra, kimileri helikopterden atılarak katledilmesi, cellatların kararıyla değildi. Bir halka karşı açılmış topyekün yok edicilikte, onlar birer cellattı, sadece. Emre dönüşen karar “yükseklerden”di.

Kürtlerin de ödediği vergilerle yapılmış köşkler, saraylarda oturan, uşakların elinden beslenen süslü görünüşlü adamların kararı...

Onların kim oldukları belli, herkesçe bilinendir.

Latin Amerika ülkelerinde devlet hukuka oturtulurken, tetikçilerin değil, Saraylarda oturup, muhafız orduları eşliğinde sokağa çıkan bu tip süslülerin üstüne gidildi.Bunlar dururken, emir eri birkaç tetikçi ya da ileri karakol amirine “Suçlu ayağa kalk” demek, şark kurnazlığında gerçek suçluyu korumak, kurtarmaktır. “İyi oğlanımız var” gösterisinde, “maksat işleyen adalet olsun” deme aldatmacasıdır.

Başka bir konu:

“Hafıldan”, içinde uyuyan vicdanı keşfedip, “iyi oğlanı” bulduysan Rojava’da olanlar ne?  Rojava Kürtleri, ülkelrini istila eden yabancı katillere karşı direnirken, insan ciğerini yiyen vahşileri beslemek, onlara yardım ve yataklık etmek neyin nesi? Barbarların hücumuna uğramış masumlara karşı sınır kapıları kapalı tutulmak, bu yakadaki kardeşlerinden yardım görmesinler diye aralarına duvar örülmek vicdani midir?

O nedenle, palavrayı bırakıp gerçeğe bakarsak, dün “iyi oğlan” yoktu, bugün de yok...

3 Yorum

Bu Yazı Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, halklara ve inançlara saldıran, nefret suçu ve cinsiyetçi söylemler içeren, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Yazıya 3 Yorum Yapılmış

  • Delil baran
    2016-06-21 10:19:00

    Ağzına sağlık diktatörleri iyi anlatmış mazlumluğun zalimliğe dolaylı evrilmesini de başka güzel anlatmışsınız. Mamoste spas uzun yaşayın.

    Cevap Ver 0 0
  • faro yasu
    2015-09-01 18:28:02

    Her zamanki gibi süper ötesi biraz analiz

    Cevap Ver 0 2
  • Ali Polat
    2015-05-14 13:06:31

    Sizin her makalenizi okumak icin, dört gözle gazetemizde ki yayinlanan günü, sabirsizlikla bekliyorum. Kuskusuz, diger yurtsevesr yazar ve aydinlarin yazilarini dikkatlice okuyor ve ülke gercegin farkina variyorum, ama sizin yazi stiliniz, Rahmetli Ape Musa In ayni stili ve insani hem derinden etkileyen ve hem de düsündüren kalem gücünüze hayran kalmamak inan elde degil.Zaten her Kürt aydin ve yazim insanin gercekci mizahi yanini ben baska bir ulusun ne yazarindan ne de aydininda görebildim. Kaleminize, elinize ve nice uzun ömürler dilegiyle, saygilarimi sunarim. iyi ki varsiniz Ape AHMET...!

    Cevap Ver 1 16

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Editörün Seçtikleri

Video Galeri

Arşiv

Özgür Gündem Birinci Sayfa

“Binevş”

Cümle Alem

Qırıx


Okurlarla Başbaşa


Medya Diyalog


“Özgür